Selam, ben Alaska.
Üniversite tercihi yapacak LGBTİ+’lar için bugün Bilkent turu atacağız.
Muhtemelen tercihleri arasında özel üniversite yazacak kişilerin ilk merak ettiği şey “Ay ben bu zenginlerin arasında ne yapacağım?” sorusudur.
Bilkent'te kapsamlı bursa sahip bir öğrenci olursanız işlerin birazcık daha kolaylaştığını söyleyebiliriz. Bursluysanız okurken para da alıyorsunuz bir yandan. Eğer kampüsteki yurtta kalmak isterseniz bu paranın bir kısmına okul çöküyor.
Yeme içme masraflarına gelirsek... Çok pahalı alternatifler elbette var, ama bir iki şehir ortalamasındaki mekan da mevcut. Yemekhane için pek çok öğrenciden yemeklerin duyurucu olmadığını duyabilirsiniz. Yemekhanede vegan seçenek var, ama porsiyonuz daha da fena. Veganlar yine aç kaldı!
Bir de kampüs zamlarına karşı bu sene eylemler oldu. Haftalarca imza toplandı ama bunların da sonuçsuz kaldığını not düştük. Kampüsün elitistliği keşke mekanların pahalılığıyla bitseydi. Kampüsteki en can sıkıcı, ama aynı zamanda eğlencelerden biri de kafelerde otururken yan masadaki cis-het'lerin döndürdüğü muhabbetleri dinlemek. Bitmek bilmeyen Avrupa tatilleri mi dersiniz, erkeklerin nasıl daha üstün olduklarını anlattıkları kadın düşmanı yorumlar mı, yoksa geylere duydukları küründen saygı mı? Ne ararsanız var.
Biraz da iyi şeylerden bahsedelim. Bilkent'in en büyük kolaylığı servisleridir herhalde. Saat başı Tunalı, Bahçeli, Sıhhiye gibi birçok merkezi yerden kampüse ringler kalkıyor. Kampüsün başka bir güzelliği de bu kediler. Hepsi birbirinden tatlı, ona lafım yok. Ama aralarında şöyle gördüğünüz Firuzan gibi arıza arkadaşlar da var. Rızalarını almadan kedilere dokunmayın, hayatınızın her anında böyle yapın. Tamam mı aşkım?
Aah! Bilkent'le ilgili ilk söylemem gereken şeyi unuttum. Bilkent kampüsünde açık havada bile sigara içemiyorsun. 2-3 tane yer var, hatta bazısının etrafı telle çevrili. Orada içebiliyorsun sadece. Evet aşkım, haklısın ne diyeyim? Bu ülke seni dertten sigaraya başlatır, sonra da sigara içecek yer vermez. Biliyorum, biliyorum...
İkinci bölümde görüşürüz. Hadi bye!
Üniversite tercihi yapacak LGBTİ+’lar için hazırladığım Bilkent serisinin ikinci bölümündeyiz.
Biraz da yurtlardan bahsedelim. Mesela odamda gökkuşağı bayrağı var. Sürekli bozulan internetimizi tamire geldiklerinde görüyorlar ama bir sorun olmuyor. Okula ilk geldiğinizde sizi Hazırlık binalarına yakın olan Doğu Kampüs yurtlarına veriyorlar. Ben oradayken oda arkadaşım çok apolitikti. Lubunyalığımı alıktırmamaya çalışıyordum ama bir gün anladı. Buradan ona sesleniyorum: Lubunya olduğumu anladıktan sonra işleri zorlaştırmadığın için sağ ol aşko!
Doğu yurtlarında kalacak lubunyalar endişelenmesin. Benim tanıştığım herkes bizim takımdan. Kips! ;) Bu yurtta göreve gelen tüm lezbiyenleri şimdiden tebrik ederim.
Hazırlık demişken bir de eğitiminden bahsedelim. Burası Lise 5. Ben çok şükür okumadım ama devamsızlık hakkı çok az ve sabahtan akşama derslere giriyorsunuz diye duydum. Bölüm derslerine geçtiğinizde ise biraz daha rahatlıyorsunuz. Ama yine de çok az bir devamsızlık hakkınız var.
Ben İletişim Tasarımı okuyan bir lubunyayım. Özellikle medya derslerinde lubunyaların söz edildiği başlıklar ve içerikler pek çok kez gördüm. İngiliz Dili bölümüne gelecek bir lubunyaysanız daha da şanslısınız. Bilkent'te zaten dersler İngilizce. O bölümdeki nir arkadaşım neredeyse her hocanın ilk derste öğrencilerin zamirlerini sorduğunu söyledi. Diğer bölümlerde de mail attığınızda size tercih ettiğiniz isim ve zamir ile seslenecek birçok hoca var.
Üniversitenin LGBTİ+ kulübü de bu konuda size yardımcı olacaktır. Lubunyalar için görece daha kapsayıcı ve güvenli hocaları kulübe danışabilirsiniz.
Madem öyle, sonraki bölümde size üniversitedeki lubunya örgütlenmesi ve görünürlüğünden bahsedeceğim. Üçüncü bölümde görüşürüz!
İlk iki bölümde kampüs yaşamından bahsetmiştik. Şimdi biraz da... Lubunyalık.
Bilkent benim genel olarak güvende hissettiğim bir yer. Kampüste partnerimle vakit geçirirken dışarıda olduğundan daha az diken üstündeyim.
Burası onu öptüğüm bank...
Burası yan yana uzandığımız çimler...
Buralar el ele yürüdüğümüz yollar...
Tabii Bilkent'te her şey böyle güllük gülistanlık değil. Mesela şu mevzu... Bir zamanlar Bilkent’te pembe duvarlı bir cinsiyetsiz tuvalet vardı. Ah, ne güzel cinsiyetsiz cinsiyetsiz yapardık oraya. Ama bir gün her şey değişti. Baskılar sonucunda tuvaletimiz kapatıldı. Bazı öğrencilerin bireysel çabalarıyla tuvaletler geri alınmaya çalışılsa da bir daha tadilat var yalanıyla hiç açılmadı. Ve açılmayacak gibi de duruyor.
İlk bölümde kısaca söz etmiştim, Bilkent'in bir LGBTİ+ kulübü olduğunu unutmayın aşko: Bilkent Renkli Düşün.
Tanıtım günlerinde kulübün standını mutlaka görürsünüz. Sonra... kulüp sene boyunca çok sayıda sosyalleşme etkinliği de düzenliyor. Mesela açılma etkinlikleri, film gösterimleri ya da piknik bunlardan bazıları.
Ha bir de her sene Türkiye'deki Onur Yürüyüşlerinin açılışını yapan kampüsteki yürüyüşten de söz edelim. Bu sene beşincisi düzenlenen yürüyüş, yıllardır özel güvenlik ya da polis şiddeti olmadan tamamlanıyor, bu güzel. Ama yürüyüş baskılardan tamamen muaf değil tabii ki. Alana çıkacak pankartların yönetimin onayından geçmesi mesela, epey tatsız. Ve üniversiteli LGBTİ+ mücadelesini baltalayan bir yerde duruyor.
Güzel bir şeyle kapatalım. Kütüphane! Bilkent'te istediğimiz kitapları getirtmek oldukça kolay. Ve kütüphanenin bir kuir bölümü var. Görüyorsunuz, lubunyalar "just vermek" yapmıyor, lubunyalar kuir okuma da yapıyor.
Hadi hayatım, Bilkent'te görüşürüz!
Videolara ulaşmak için:
https://www.instagram.com/reel/C-C1wOFI0zf/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=NTc4MTIwNjQ2YQ==
https://www.instagram.com/reel/C-DokRtoQzE/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=MzRlODBiNWFlZA==
https://www.instagram.com/reel/C-GCJr-oKD2/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=MzRlODBiNWFlZA==