Selam, ben Selen.
Üniversite tercihi yapacak LGBTİ+’lar için size Dokuz Eylül Üniversitesi turu attıracağım.
Burası Dokuz Eylül’ün merkez kampüsü olan Tınaztepe Kampüsü. Kampüs turumu buradan başlattım, çünkü lubunya popülasyonunun en çok olduğu fakülteyi görün istedim. Ama ben hukukçuyum. Bizim fakültede 5 tane falan lubunya vardır herhalde. Hukuk hocaları fena değil. Çok iyi hocaların bazıları gitse de yetkin akademisyenler de yok değil.
Burada, fakülte koridorlarında slayliyorum bir yandan. Derslere gelince; hak ihlallerinden bu kadar bahsedilen bir bölümde LGBTİ+’lardan bahsedilmemesi zaten bölüm hakkında bayağı fikir veriyor bence. Düşünün, 5 yılda ben sadece bir kez LGBTİ+’ların adını, miras konusunda duydum.
Ha bir de şu var, bayağı komik: Öğrenciler bu Themis heykelini yılbaşında süslemişlerdi. Okul, bunun üstüne önce heykeli kaldırdı, sonra geri getirdi ama işte böyle korumaya aldı, zort.
Fakülteden çıkarken son bir kez dışarıyı gösteriyorum. Duvarda "Adalet" yazıyor, gülüyorum.
Size yurtları göstereceğim diyeceğim ama maalesef... Çünkü yurtlar kampüsün içinde değil. Sizi yurda götüremedim ama bir kütüphaneyi göstereyim. Burada kayyum rektörün müthiş projesi olan Çorba Çeşmesi'ni görüyoruz.
Çorbayı görünce ben bir acıktım. Yemekhane ile başlayacak ikinci bölümde görüşürüz!
Dokuz Eylül Üniversitesi'ne gelmeyi düşünen LGBTİ+’lar için hazırladığım videonun ikinci bölümündesin. İlk bölümü inanılmaz proje Çorba Çeşmesi ile bitirmiştik. Şimdi sıra yemekhanede.
Ana yemekhanede vegan seçeneği var. Bazen kaldırılıyor, ama sonra geliyor. Anlayacağınız akışkan bir vegan menü bu. Bu sene yemekhanedeki yemek fiyatları geçen seneye göre 3,5 kat zamlandı. Yemekhane içerisinde öğrenci eylemleri oldu ama nafile.
Zamlar dan bahsetmişken, o zaman sizi daha da pahalı bir yere götüreyim. Burası City. İçerisinde bir sürü kafe ve restoranın olduğu, kampüsün tek sosyalleşme alanı diyebileceğimiz yer. Bence kampüsün ana sorunlarından biri de bu. Kampüs bir sosyalleşme merkezi değil. Genellikle derse ya da sınava girilip çıkılan bir yer. Neyse işte, City var sadece. Ben de gördüğün gibi seksi ve öfkeli bir şekilde oturuyorum.
City demişken aklıma şey geldi: City’e çıkan yolda bir kere partnerimle sarıldığım için erkonun biri arabadan “Lezbiyenler!” diye bağırmıştı. Burada size canlandırma yapmak için ağaçla flörtleşiyorum.
Madem lubunyalık dedik, biraz da hak savunuculuğu diyelim. Lubunyalar Dokuz Eylül’de çok eskiden beri örgütlü aslında. Eşit Şerit vardı mesela. 2013-2019 yıllarında çok aktiflermiş. Sonra bayrak teslimi olmadığı için, bir de pandemi nedeniyle lubunyalar kampüste bazı zorluklar yaşadı elbette. Ama hâlâ buradayız tabii ki. Ben mesela Direnişin Renkleri'nde örgütlüyüm.
Oraya geleceğim ama kayyum rektörün bir madiliği aklıma geldi, onu anlatacağım. 2018’de üniversitenin İnsan Hakları Öğrenci Topluluğu “LGBTİ+ Temel Kavramlar” etkinliği yapacağını duyuruyor ve Yeni Akit tarafından hedef gösteriliyor. Güvenlik nedeniyle etkinlik iptal olduğu gibi topluluğa da üniversite yönetimi “Böyle şeylere bulaşmayın.” diyor ve topluluğu sindiriyor.
Bir de size benim başıma gelen bir madiliği anlatayım. Geçen sene kampüste Onur Pikniği yapmaya karar vermiştik. Piknik sepetimizi alıp evden çıktık, kampüse geldik, kapıda polis ordusu! Biz belediye otobüsündeyiz, otobüs kampüse girdi, polis de otobüsü takip ediyor. En sonunda bizi indirdi ve sebepsiz yere gözaltına aldı. Olaya bakın, piknik yapmak istediğimiz için gözaltına alındık. Ha yaptık mı, yaptık! İki senedir Onur Pikniklerimizi kampüste olmasa da parkta, bahçede şanlıyoruz.
Sen de gelince aynısını yapacaksın, biliyorum lubunya. Bu taş yığınının arasında bir fırsat yaratıp kampüste çiçekleneceksin. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde seni bekliyoruz, çabuk gel!
Videolara ulaşmak için: